Yönetim Kurulumuz aylık toplantısında U-ETDS yi masaya yatırdı!

Aylık Olağan toplantımızda Yönetim Kurulumuz, turizmde yeniden bir kaos yaratacak olan Ulaştırma Bakanlığının yeni sistemini ele aldı.. Ulaştırma Bakanlığımız ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere turizmle ilgili tüm kamu ve özel kuruluşların bu konuya ivedi bir şekilde çözüm bulmaları gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.. Aksi durumda turizm sektörünün kullandığı tüm havalimanlarında ve yollarda yeni bir karmaşa bizi bekliyor olacak.

Genel Sekreterimiz Sayın Hamit Kuk'un kaleme aldığı yazısında yeni uygulamanın özetini tekrar etmekte fayda var!

Kısa adı U-ETDS olan, Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi Kasım ayından itibaren yürürlüğe girecek. Sistemin kullanılması konusunda sıkı takip yapılacağı ve uymayanlara yüklü miktarda para cezalarının yanında, yolcu taşıma izin belgelerinin iptaline varan cezaların uygulanacağı belirtilmekte.

Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, yapmış oldukları sunumlarında bu sistemi;

- Tarifeli yolcu taşımacılığı,

- Tarifesiz yolcu taşımacılığı,

- T Belgesine sahip terminaller

- Kargo

- Eşya taşımacılığı

olmak üzere beş ana başlık altında toplamış ve amacını da şu şekilde sıralanmışlar:

- Karayolu taşımacılığını disiplin altına alıp güvenlik açıklarını kapatmak

- Her türlü yolcu ve yük taşımasını kayıt altına almak.

- Sektördeki verilere ilk kez gerçek zamanlı ve doğru şekilde ulaşmak

- Ulusal güvenlik açısından, taşıma verilerinin anlık paylaşımını sağlamak

- Veri analizlerine dayalı gelecek planlaması yapabilmek.

Yukarıdaki planlamaya baktığınızda teorikte oldukça makul gözükmekle beraber bazı hususlarda uygulama sahalarında bunun imkân dahilinde dahi olmadığını görüyoruz. 

U-ETDS sistemi uygulanmaya başlandığında neler olacak?

Acente personeli, yolcu havalimanına indikten sonra pasaport bilgilerini aldığı takdirde, bu bilgileri U-ETDS sistemine araç hareket saatinden en az 1 saat önce girmesi neredeyse imkansızdır.

Bir araç, yolcu valizini aldıktan en fazla 45 dakika sonra, hizmet kalitesi açısından hareket etmek zorundadır. Aksi durumda müşteri şikayetleri başlar.

Böyle bir uygulamada, yolcunun valizini aldıktan sonra havalimanından en erken 3 saat sonra oteline doğru yola çıkar ki; turistik havalimanlarında Haziran-Eylül aylarındaki yoğunluk dikkate alındığında, böylesi bir duraksama kaosa sebep olur. 

Kısaca bu uygulama; pasaport kontrolünde bekleyen, bavul için bekleyen, otobüsteki pasaport kaydında bekleyen yolcu demek… Havalimanlarında yönetilmesi güç bir kalabalık ve kaos demek.

Ulaştırma yönetmeliği prosedürlerine göre acente, transferini yapacak otobüsü kaçıran yolcuya 10-20 dakika içinde yeni bir araç gönderemeyecek. Çünkü araçla ilgili prosedürleri sisteme girerken zaman kaybı yaşanacak ve belki de yolcu uçağını kaçıracak.

Bu yönetmelikle getirilen koltuk numarası belirleme zorunluluğu da turistik taşımada mümkün değildir. Tatile gelmiş kalabalık bir ailenin bu kurala uymasını beklemek pek gerçekçi görünmüyor.

Bagaj etiketi zorunluluğunun da uygulanması imkansız. Çünkü otobüs şoförü yolcuların gideceği otel sıralamasına ve yol durumuna göre valizleri bagaja yerleştirir.

Ayrıca turistik amaçlı tatile gelenlerden yük bilgileri isteniyor. Böyle bir yoğunluğun olduğu havalimanlarında doğru bilgi alınması imkansızdır.

Yönetmelikten anladığımız kadarıyla turistik amaçlı tatile gelenlerin 30 kg’a kadar bagajı ücretsiz taşınır ibaresi var. Yani 30 kg’dan fazla valizle gelen yolcudan para mı talep edeceğiz? Böyle bir uygulama özellikle golf, futbol, tenis grupları için ciddi sorun yaratacaktır. Bir de şu unutulmamalı ki uçaklarda kabin bagajları otobüslerde aşağı bagaja veriliyor.

Diğer bir uygulama da minibüslerde en fazla 3, otobüslerde ise en fazla 6 grup yolcu tabiri var. Bunu Ulaştırma Bakanlığı görevlileri minibüslerde 3, otobüslerde 6 farklı otele uğrayabilirsiniz olarak yorumluyorlar. Böyle bir kısıtlama yaz sezonunda ortaya çıkan transfer aracı sıkıntısını had safhaya çıkaracak ve maliyetleri yükseltecektir.

Böyle bir uygulama ile acentelerin yaptığı günlük turları da imkânsız hale getirecektir. Örneğin, Antalya Perge, Aspendos şehir turu yapmak isteyen acente, maksimum 3 otelden müşteri alıp tura çıkabilecektir. Böyle bir uygulama hem para kaybına hem de zaman kaybına neden olacaktır.