1.000. kez AYNI KAZA

1.000. kez AYNI KAZA

2010 yılında Antalya’da 14 kişinin yaşamını kaybettiği büyük bir kaza sonucunda bu kazalar nasıl önlenir diye bir çalışma yapan SAYD dönem başkanlarından Rafi Rafioğlu ile birlikte tüm kaza ile ilgili sonuçları değerlendirmeye aldık.

Öncelikle yol/ köprü yapısında hata vardı, köprü korkulukları sol şeritten içeri doğru yön almış şekilde, korkuluklar merdiven korkuluklarından kullanılan malzemeden daha zayıftı. Kaza sonrası şerit ve korkuluklarda yeniden düzenlemeler yapıldı.

Bu hatalar bir şeyler yapılmamasına engel değildi. O zamanın şirket yöneticileri, kullandıkları 500 kadar otobüse kamera takılması için tur taşımacılık şirketlerine gerekli taleplerini bildirdiler. Kameraların turistik gezileri yapan araçlara takılması uygulamasından sonra kazalar büyük oranda azaldı. Hatta can kaybı olan kaza hiç olmadı. Alınan bu tedbirler sonrası 2 yıl boyunca hiç can kaybı olan kaza olmadı. Bu kamera uygulaması aynı zamanda yaklaşık 10 farklı soruna da bir anda çözüm olmuş oldu.

Bu kamera uygulaması ile oluşan çözüm hakkında dönemin valisi, emniyet müdürü ve yardımcılarına bilgi verdik. Ayrıca basın aracılığıyla da ilgili herkese ulaşması için bilgileri paylaştık. 2011 turizm sezon sonuna doğru basında yer alan bu bilgilendirmeyi bazı turizm camiaları sahiplendi. Ama en üzücü tarafı ise hiçbir bakanlık bu kamera uygulamasına ilgi göstermedi ve sahiplenmedi ve bunun sonucu olarak maalesef prosedürleşen bir uygulamaya dönemedi. Tekrardan 2014 yılından sonra benzeri turistik kazaların artması sonucu emniyet müdürü, emniyet müdür yardımcıları ile 2 ayrı oturumda sunumları tekrarladık. Ancak konuyla ilgili herhangi bir ilerleme kayıt edilemedi.

Bu çalışmalarımız esnasında diğer çok önemli bir veriye ulaşmıştık. Tur taşımacılığında kullanılan MİDİBUS tipi (25-30 kişilik) araçların ölümlü kazalara sebep olma yüzdeleri çok yüksek çıktı . Dünkü Adrasan kazası, 1.000. kez aynı tip can kayıplı kazadır. Zamanın emniyet müdürüne; ölümlü kazaların %60 ının midibüs kullanımında meydana geldiğini tespit ettiğimizi sunmuştuk. Emniyet müdürümüz de, kendi verilerini karşılaştırdığını ve bu araç tipi kullanımdaki ölümlü kaza oranın 2/3 bulduğunu belirtmişti.

Ama maalesef daha sonra beklenen oldu. HİÇ BİRŞEY !

Bizler bir sivil toplum kuruluşu olan “SAYD, Seyahat Acenteleri Yöneticileri Derneği” bünyesinde turizmin yönetilebilirliği konularında, yorduğumuz kafalarda bulduğumuz verileri kamu ile paylaşmaktan hiçbir zaman çekinmedik. Bir kazanın olmasını engellemek, olmuş kazaları değerlendirmekten, verilerini oluşturmaktan, yeni önleyici fikirleri hayata geçirmekten, deneyimlerin paylaşmaktan, ortak aklın oluşmasından geçecek.
Bu ortak akıl, gelecekte insanların olması gerektiği gibi yaşamlarına gerekli değerin verilmesini ve korunmasını sağlayacak.

Yukarıdaki bu ölümcül kazalara sebep veren veri çalışmalarının, birileri tarafından dikkate alınıp, üniversiteler tarafından da yapılıp, kamuyu uyandırması , ve gerekli tüm kurumları göreve davet etmesini ve harekete geçirmesi umuduyla.

Ferit Turgut

Yönetim Kurulu Üyesi 

 

Not:
Adrasan benzeri tur(!) kazalarında genellikle, kayıt dışı, lisanssız, kişiler tarafından kaçak yapılıyor olması konusu, denetleme görevi ile yükümlü kamu görevlilerin pazar günleri izinli olup denetleme yapmamaları, bu belirttiğim konuya ek olarak mutlaka incelemeye alınması gerekiyor olup bu yazımda henüz yer verilmemiştir.
Yaşamını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.